|
11-YA BÜLBÜL GÜLE KON DİKENE KONMA-GAZEL
Yöre: Urfa
Kaynak: Mahmut Güzelgöz
Derleyen: Bakır Karadağlı
Makam: Mahur
YA BÜLBÜL DE GÜLE KON, DİKENE KONMA
YA. GÖĞSÜN AÇIP HARE İNANMA
YA. ESKİ DOST DÜŞMAN OLUR SANMA
HARI VAR PENÇEYİ KANATIR BÜLBÜL
A BÜLBÜL ŞEYDA BÜLBÜL, BÜLBÜL AMAN
DÜNYA BAKİ DEĞİL FANİDİR BÜLBÜL
A BÜLBÜL ŞEYDA BÜLBÜL, BÜLBÜL AMAN
YA MUSTAFA'M AĞZINDAN GEVHERİN SAÇAR
YA. GÜZELLER BOYUNA LİBASLAR BİÇER DOST
GEÇER BU HUBLUĞUN EYYAMI GEÇER
GELDİ GEÇTİ RUZİ KASIM BÜLBÜL AĞLAR
HANİ YA GÜL ŞEYDA BÜLBÜL, BÜLBÜL AMAN
DÜNYA BAKİ DEĞİL FANİDİR BÜLBÜL
A BÜLBÜL ŞEYDA BÜLBÜL, BÜLBÜL AMAN
HUBLUĞUN EYYAMI: Güzellik çağı.
EYYAM: Günler, zaman, vakit
RUZİ: Azık, rızık. Nasib, kısmet.Gündüzle alâkalı. Gündüze âit.
ŞEYDA: Tutkun. Divane. Çok sevgiden hâsıl olan hal.
ÖYKÜSÜ: Kılıç zoru ile padişahın huzuruna götürülen bir sanatçının
öyküsüdür.
IV. Murat Bağdat seferinden dönerken 10-12 gün kadar Urfa'da konaklar
(1638). Kaldığı bu süre içerisinde her gece Urfa'da çalan, söyleyen çeşitli
takımlar padişahın kaldığı mekâna çağrılır ve padişahın hoşça vakit
geçirmesini sağlarlarmış. Urfa'daki bu durum padişahın çok hoşuna gitmiş,
yine o zaman Kuloğlu Mustafa isminde bağlama çalıp, söyleyen kendi başına
buyruk, istediği yere giden, istemediği yere ise kesinlikle gitmeyen Kul
Mustafa adında Urfalı bir sanatçı varmış. IV. Murat, Kul Mustafa'nın ününü
duymuş ve kendisini dinlemek üzere davet etmiş. Fakat Kuloğlu Mustafa davete
icabet etmemiş. Padişahı ağırlamakta olan şehrin valisi ve diğer zevat zor
durumda kalmış. Vali hemen iki kılıçlı zaptiyeyi göndermiş, Kuloğlu Mustafa'yı
padişahın huzuruna zorla çıkarmış. Kuloğlu Mustafa ise kılıç zoruyla
gelmenin verdiği duyguyla bu gazeli okumuş. Padişah, daha önce hiç duymadığı
bu gazelin makamını sorunca Kuloğlu Mustafa'da, bu eserin makamının "Kılıçlı
Makamı' olduğunu söylemiş. Aslında mahur makamında olan bu eser, o günden bu
güne "Kılıçlı Makamı" diye anılmaktadır.
Türkü Sözleri Ana Sayfasına Dön
|